Evet gardaşlar; bu günkü konumuz gozanlının yapısı. Gozanlı acı çeker, genelde üzgündür ama sahip olduğu olanakları en iyi şekilde kullanmasını bilir, zaten bilmese de yaşayamaz çünkü elnde genelde bişe olmaz. Ne demek istediğimi sanırım anlamadınız, ama boşverin zaten konumuz o değil. Gozanlı her durumdan eğlence çıkarabilir. Bir gozanlıyı ağlanacak haline gülerken yakalarsanız, sakın onu deli sanmayın! Aksine çok akıllıdır ve eğlenmenin yolunu bulmuştur.
Neyse lafı fazla uzatmayayım; Maraşta üçbeş Gozanlı. İzleyelim!

Bütün Gozanlıların bildiği bir türkü vardır.(Neee! Sen bilmiyor musun yoksa! Tüh sana!)İlk kıtası şöyledir:
Kozan dağı çatal matal,
Arasında aslan yatar,
Bir yiğide bir yar yeter,
Fazlasıyla dert de artar...
Tamam len biliyok deme. Size türküyü öğretmeye niyetim yok. Sadece yıllardır aklıma takılan, ve sonunda çözmüş bulunduğum bir gerçeği sizinle paylaşmak istiyorum. Evet açıklıyorum; oradaki aslanın ne anlama geldiğini, yıllardır kozanda aslan yaşayamayacağını bildiğimiz için aptal yerine koyduğumuz atalarımızın o aslanlaa ne anlatmak istediğini...




İşte arkadaşlar çoğumuzun kafasını meşgul eden o aslan. Bir dağ....

18 Temmuz 2007 Çarşamba

Gozanlı Anavarzayı Bilmez!

Gozanlı olarak pek gezmeyiz. Bir çoğumuz turistlerin binlerce km uzaktan görmek için geldiği tarihi eserlerimizi görmemişizdir bile! Bende Yıllardır Kozanda olmama rağmen dünyanın sayılı antik kentlerinden olan anavarzaya sadece bir kere gitmişim. Ama boş dönmedim. Sevgili Tolgahan arkadaşımız bize anavarzanın tarihini anlattı!

16 Temmuz 2007 Pazartesi

Gozanın Sorunları

Kozan anadolunun ücra bir yerinde şirin bir ilçe... Bunu biliyok olum deme küserim. Ben kozana saklı bir cennet olarak bakıyorum ve değerlerinin yeterince keşfedilemediğini düşünüyorum. Ama ayrıca kozana iyi bakılmadığı kanısındayım. ( burada Gozan yerine Kozan yazmamın sebebi arama motorlarında çıkma isteğidir, tüm gozanlı gardaşlarımdan özür. Amacım saygısızlık değil:)
Öncelikle 1. sorun nedir? Ben bir gencim ve basketbol hastasıyım. Malum kozanda spor amaçlı çok fazla tesis yok. Okul bahçeleri artı bir de ticaret meslek lisesinin ordaki saha. Yani tek basketbol sahası ora ve görün halini. Işıklandırma yoktu bir dilekçeyle bok gibi bitane yaptırmayı başardık. Başka isteklerimiz de vardı. Örneğin, banklar yapılacaktı sahanın kenarına. Bir de o ikide bir patlayan ve ortalığı bok gölüne çeviren boru yapılacaktı. Bir de ağaçlandırma yapılacaktı. Sadece götü boklu bir lamba takmışlar oraya...
Suç biraz da bizde. Gozanlı Gençler olarak sorunlarımızı anlatamıyoruz ve çözüm üretemiyoruz. O istekler için imza toplarken ortalıkta kimse yoktu. İsteklerimizi başkana anlatırken kimse yoktu. Ama ayağımız bok çukuruna girdiğinde küfüretmesini biliyoruz!!!
Neyse gardaşlar kafa siktim galiba.


Seçimlerin yaklaştığı bu dönemde herkesin seçim konuşması doğal. Ben de bu konunun en başına sayın Belediye Başkanı Kazım Özganı koydum. Ondan önce ne vardı bugün ne var? Farkı ortaya koyarsak hizmet kalitesini daha iyi anlamış oluruz!
Aslında içinizden geçenleri okuyor gibiyim. "Kadırımcı Kazım işte başka ne yaptı ki" sesleri yükselişte. Tamam sakin olun sizi anlıyorum. Aslında ben de pek bişe sıralayamayacağım.
1. Birkaç tane kaldırım.
2. Birkaç köşeye yayla suyu, hayrat.
3. Yarım kalmış bir atatürk parkı projesi.
4. Suya zam, suyun parası elektriği geçti. Ama normal diğer şehirlerde de durum aynı.
5. Gereksiz yere futbol takımına bir sürü yatırım. Sonuç yok!
6. Portakal festivali.
7. Otogarın adının değiştirilmesi.
8.....
Ama beni ilgilendiren şeyler ilk aşamada bunlar değil. Aslında bir önceki dönemle karşılaştırıldığında baya şey yapmış sayılır. Ama insanlara, halka olan davranışlarında hiç de seviyeli değil. İnsanların sorunlarını dinlemekten aciz ve çok kaba. Bunu başımdan geçen bir olaya dayanarak söylüyorum.
Ya bu arada bu seçim genel seçimdi dimi. Yani sadece milletvekili seçilecek. Tamamen unutmuşum. Neyse yazmış bulundum bir kere aq.

13 Temmuz 2007 Cuma

Gozanlı ve İnternet



Gozanlı olarak internete çok düşkün olduğumuzu biliyorum. Vaktimizin çoğu bilgisayar başında internet kafelerde geçiyor. Her sokakta nerdeyse 3-4 tane internet kafe var ve hiç biri boş görünmüyor. Bilgisayar teknolojisini en çok kullanan şehirlerden biriyiz diye düşünüyorum ama interneti en kötü kullanan şehir yine biziz.




Gozanlı olarak buna dur demenin vakti geldi diye düşünüyorum. İnternetin sonsuz nimetlerinden faydalanmak dururken vaktimizi o iğrenç mirc progranlarında msn sitelerinde harcıyoruz. Aslında internetten gerçek bir kızarkadaş edinen de görmedim. Yapmayın gardaşlarım bu sizi çok abaza gösteriyor ve karizmanız çiziliyor. Eğer kız istiyorsanız gerçek dünyada inanın daha güzelleri var, üstelik gerçekler.


İlk yazımda hayal kurmaktan bahsetmiştim. Belki de benim en büyük özelliğim ve hatam hayal kurmaktır. Ama şuna da inanıyorum ki hiç hayal kurmamak çok hayalperest olmaktan daha kötüdür. Benim internette çok ciddi projelerim var. Kozanda bu konuda çok yetenekli olan gardaşlarımın olduğunu biliyorum ve onların bu blog vasıtasıyla beni bulmalarını bekliyorum.


Sanal ortamı gerçek paraya çevirmeyi vaadediyorum ve bunun için yetenekli msn ve mirc çöplüğünü gören arkadaşlara ihtiyacım var.

Vıyy!

Gozanlı Gençlere Selam!

Yaşlılarımızın çoğu kez bayramlarda; " Ah, nerde o eski bayramlar!" dediğini işittiğimiz çok olmuştur. Şimdilerde o sözün seçimler için çokça kullanıldığını görüyorum; "Ah nerde o eski seçimler!". Haklılar, yaşım geç, çok fazla seçim görmedim ama bu değişimin farkındayım.


Daha bir kaç seçim önce seçimler halkın gözünde şenlik idi. Sebeb halkın politikacılara inancı vardı. Biraz saftılar tabii. Ama artık devir değişti, tabii halk da değişti. Politikacılar hala değişmedi. Hala o eski yalanların halkı kandırabileceğini düşünüyorlar, Yazık!

Mazot 1 lira olacak, ÖSS kalkacak, fındık 8 lira olacak... Bu da yetmezmiş gibi kendi aralarında kapışıyorlar. Halkın gözünde 0 olan karizmaları eksilere düşüyor. Eskiden seçim konvoylarında kendilerini destekleyen halkın artık olmadığını onların yerini sadece bir kaç kendileri gibi yalakanın aldığını, halkın güvenini kaybettiklerini göremiyorlar.
Sonuç halk biraz da olsa uyanmış görünüyor. Peki bu herşeyi düzeltecek mi? Tabii ki hiç bir boka yaramayacak. Çünkü halkın elinde bir seçenek yok. Halkın seçme şansı yok seçimlerde. Onlar önlerine gelen birkaç çapulcudan, soyguncudab birini seçmek zorundalar.
Zaten seçimin amacı seçim değil ki. Seçim değil cuma pazarı. Seçimler sayesinde partiler yolunu buluyor, halkın parasını mideye indiriyorlar. Diğer soyguncularla nöbet değişikliği oluyor, o kadar. Ha bu arada bu işten nemalanan bayrakçılar ve reklamcıları da unutmamak lazım. Turizm şirketleri de bundan faydalanıyor tabii. Seçimin yaramadığı kesim Halk!
Off baya dolmuşum yaw. Ana avrat küfretmeden bırakayım bari!

Aslında yazının başlığı "Gozanlı Olmak Ayrıcalıktır" olacaktı, ama sıcaktan bunaldığımız ve herkesin bir an önce kaçmak için can attığı bir şehir hakkında böyle bir başlık atması, muhtemel bir küfür seline hazır olmasını gerektirir. Ben hazır değilim. Dolayısıyla başlık değişti:)
Neyse, bugün ilk yazımı yazıyorum ve bundan sonra hergün yeni bir yazı yazmayı hedefliyorum. Amacım siz Kozanlılar ile karşılıklı bir diyalog oluşturabilmek. Tabii, bunun da bir gizli amacı var! Kimseye söylemeyin, seçimlerin yaklaştığı şu günlerde siyasi bir karar aldım. Evet, hazır olun açıklıyorum: Millet vekilliğine adaylığımı koyacam. İçinizden büyük ihtimal "Hadi Len" dediğinizi duyar gibi oluyorum. Hatta bir çoğunuz bağıra bağıra gülüyor bile olabilir. Saygıyla karşılarım, ama kozanlılara çok iyi bildiğim ve onların bilmediğini bildiğim birşey vermek istiyorum: Hayal Kurmak!"..
Ekonomik buhranlar yaşadığımız doğru, çok zor günler geçiriyoruz. Bu kozan halkının büyük çoğunluğu için geçerli. Refah ve zenginlik içinde yaşayanlar da var tabii. Yanlış anlamasınlar kıskanmıyoruz ama onların bile hayal kurmayı bilmediğini biliyorum.
Diyebilirsiniz ki:" Bırak ulen hayal kurmayı, gerçek dünyaya dön. Biz ekmek bile bulamıyoruz." Evet evet duyuyorum. Ama hayallerin bir gün gerçek olma ihtimali olduğunu her zaman gözardı ediyoruz. Hindli bilginler der ki: Bir şeyin gerçekleşmesini istiyorsan onu Beyninde hayalinde gerçekleşmiş şeklini görmelisin!" Tabii söz tam olarak böyle değil ama vermek istediği anlamı anladınız siz! Anladın sen onu...
Ha! az kalsın unutuyordum:" Gozanlı Olmak Ayrıcalıktır"